barcelona
sicilya
kopenhag
budapeşte
rodos
londra
Sicilya - Pizza ve balık cenneti Sicilya´ya giderken çok afedersiniz patlayana kadar makarna ve pizza yemeyi kafamıza koymuştuk. Bu niyetle Palermo şehrinde yürüyerek keşfe çıktık ve gözümüze hoş gelen yerlerde, kafe, pizzeria ve restaurantlarda, yanlış anlamayın oburluktan değil, yalnızca sizlere daha fazla bilgi verebilmek için yedik, içtik. Bakın neler öğrendik:

Sicilya´da kimse İngilizce bilmiyor, bu yüzden yanınızda basit bir İtalyanca sözlük bulundurmanızda fayda var. Menüler genelde antipasti (ordövr), pasta (makarna), pizza, insalata (salata) ve peynirden (farmaggio) oluşuyor. Pizzacılarda sadece akşam yemeklerinde pizza servis ediliyor. Gündüz pizza bulmanız çok zor. Bazı kafelerde dilim pizza satılıyor.

Sicilya´da deniz mahsülü çok bol ve ucuz. Bir kocaman tabak midye, kalamar, iki pizza ve yarım litre şaraba 24 euro (40 YTL) ödedik, bu fiyata İstanbul´da sadece pizza ve şarap yiyebilirdik desek abartmış olmayız. Karides, midye ve ahtapotlu kocaman bir tabak makarnayı 10 milyona, muhteşem pizzaları 13 milyona, bira 4-5, kokteyller yerine göre 5-7 milyona bulabilirsiniz. Kişi başı 20-25 milyondan fazla hesap ödediğimiz olmadı.

Adada en çok şarap tüketiliyor. Marka şarap veya 0.5 litrelik karafta ev şarabı (vino della casa) servis ediliyor. Marketlerde ve şarküterilerden de şarap satın almanız mümkün. Su isterken mutlaka gazsız (natural aqua) istediğinizi belirtin, aksi takdirde soda getiriyorlar.

Cefalu, turistik bir balıkçı köyü. Sicilya´ya gelenler burayı mutlaka görmeli. Daracık taş kaldırımlı sokaklar ve minik sıra sıra dükkanlarıyla Bodrum´u andırıyor. Damak tadına oldukça düşkün bir tur arkadaşımız, hayatında yediği en güzel deniz mahsüllü pastayı burada yediğini söyledi. Biz acemi halimizle tagliatelleleri çatalla yakalamaya çalışırken, yan masada oturan İtalyan çift, halimize acıyıp iki kaşık getirdi de ancak yemeği bitirebildik. Yemek sosuna ekmek banmanın ayıp olmadığını da masa komşumuzdan öğrendik.

Sicilya´da dünyanın en önemli yanardağlarından biri olan Etna yer alıyor. Etna, hernekadar gri bir kül dağı olarak görülse de, birkaç sene önce hiç beklenmedik bir şekilde patlayarak eteğindeki tüm ev ve otelleri yakmış. Bugün hala bu kalıntıları görmek mümkün. Patlama sonrasında dağ eteğindeki köyde de birçok ev yıkılmış, insanlar uzun süre evlerini terk etmişler. Ekim ayında köyü ziyaret ettiğimizde hala boş evler vardı. Etna´nın üst kraterine turist otobüslerine çıkış izni verilmiyor. Hala toz ve gaz püskürten bu yanardağı görmenizde fayda var derim.

Tabii bir de geçen neslin en gözde tatil mekanlarından biri olan Taormina var. Taormina, bir tepe üzerine kurulmuş, deniz manzaralı, şık bir şehir. Eskiden güzel bir dağ köyü olan Taormina, yaklaşık 40 yıl önce Liz Taylor´un bir balayını burada geçirmesiyle Avrupa sosyetesinin uğrak yeri haline gelmiş. Sokaklar dünyaca ünlü markaların minik dükkanlarıyla dolu. Ufacık bir Gucci´nin yanında, 3m*6m lik bir Hermes, onun karşısında üç-dört masalı bir kafe, bir seramik dükkanı...Denize bakan bir kilise, bir kareli taştan meydan, nefis çeşmeler... Bir dağ köyünden çok, İsviçre´nin gözde kayak merkezlerine benzeyen renkli bir şehir burası.

İtalyan yemeklerinde en çok kullanılan malzemeler sarımsak, domates, kekik, zeytin ve zeytinyağı. Zeytinyağı-balsamik sirke kombinasyonunu sabah kahvaltısında bile görmek mümkün. Bazıları İtalyan zeytinyağını bizimkilerden daha kaliteli bulsa da, ben daha aromalı ve renkli olan Türk zeytinyağını dünya kategorisinde görüyorum. Türk üreticilerin, İtalyan markalarla dünya çapında rekabet gücü olmadığı için, İtalya´ya fason üretim yaptıkları veya İtalyan markasıyla dünya marketlerinde yer aldıkları söyleniyor.

Palermo´da adım başı minik pastaneler var. 3x3 metre kadar ufak boyuttaki bu dükkanlarda, bizim büfelerdeki gibi ayakta kahve içebiliyor, kek, tatlı vs. yiyebiliyorsunuz. Çoğunun kaldırımda 1-2 masası da var. Ayakta içilen kahve ile masadakinde fiyat farkı olabilir, sakın şaşırmayın. Hayatımda gördüğüm en büyük ve şık pastanelerden birini Palermo´da gördüm. Trafiğe kapalı bir caddede, eski bir taş binada yeralan bu pastane/kafenin caddeye bakan tam beş camekanı ve her birinde de antikalar vardı. Bu İtalyanlar tatlı işine hakikaten çok meraklı.
Sicilya´da yaygın yetişen diğer ürünler badem ve kestane. Kestaneyi aynı bizdeki gibi sac sobalarda kavurup kesekağıdında satıyorlar. Pudra şekerine batırınca pek lezzetli oluyormuş.

Çay tiryakisiyseniz bu ülkede işiniz zor, çünkü tahmin edebileceğiniz gibi espresso, cappuccino gibi kahve türleri içiyorlar. Ancak poşet çay bulabiliyorsunuz.

Alışverişlerinizi sakın Pazar gününe ertelemeyin! Palermo´da Pazar günleri tüm dükkanlar kapalı, sadece kitabevleri ve kafeler açık. Gündüzleri 13:00-16:00 arası siesta zamanı.

Sicilya´ya İtalya üzerinden feribotla veya charter havayollarıyla ulaşabilirsiniz. Adada ulaşımınızı şehir otobüs seferleri ile sağlayabilirsiniz. Tabii ki araba kiralayıp gezmeniz de mümkün.